Bakan Ziya Selçuk'un Uzaktan Eğitim Hakkındaki Yorumları

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk sosyal medyadan bütün halka verdiği örneklerle ve seslenmelerle öğretmenlerin, öğrencilerin büyük ilgisini çekti.


Okullar normalde 31 Ağustosta açılacakken vakaların artması sonucu 21 Eylüle ertelendi. Okulların açılmaması bayramdan sonra artan vaka sayılarından kaynaklanmıştı. Bilim kurulunun önerileri üzerine bir ay sonraya ertelendi. Virüs yayıldıkça yayılmaya tekrardan başladı. Bakanımız Ziya Selçuk'un "çocukların okula gitmesi biz 80 milyona bağlı" demesine rağmen tedbirli davranan kişi sayısı maalesef ki çok az.


Milli Eğitim Bakanı paylaştığı fotoğraf ve yaptığı seslenmeyle halkın dikkatini çekmeyi başarmış olsa da dikkat edenlerin sayısı ne yazık ki hala az.


Bir Bakan olarak değil, bir “öğretmen” olarak yazıyorum, lütfen okuyun. Hem de yanınıza gelmişim de gözünüzün içine bakarak konuşuyormuşum gibi okuyun.

Eğitim; çocuğun iç çekişini, kahkahasını, “Öğretmenim!” deyişini duyarak, saçını okşayarak, omzuna dokunarak, kaş göz işaretiyle çaktırmadan uyararak, birlikte eğlenerek ve teneffüste üşümesin diye montunun önünü kapatarak yapılır. Uzaktan eğitimde bunlar yok, olmayacak da...‬

Uzaktan eğitime biz her detayıyla hazırırız ve en iyisini yapacağız ama sınıf ortamının, okul ikliminin ruhunu ekranlara üfleyemeyiz. Ne yapsak eksik kalır. Bu yüzden bizim eğitim öğretimi layıkıyla devam ettirebilmek için okullara dönmemiz, yüz yüze eğitime başlamamız lazım.‬

Yüz yüze eğitime 21 Eylül’de başlayabilmemiz sizin elinizde. Gece gündüz çalışıyoruz. Teneffüste oynanacak temassız oyunlar bile hazır. Detaylara bu kadar titizlikle hazırlandığımız bu süreçte hâlâ maskesiz ve mesafeyi hiçe sayan insanlar görmek bizleri derinden üzüyor. ‬

“Okulları birlikte açacağız.” derken samimiyiz, sizleri bu sorumluluğa ortak olmaya çağırıyoruz. Sizsiz başaramayız. Lütfen maske takın, mesafenizi koruyun ki okulları açıp işimizi yapabilelim, çocuklar okullarına kavuşsun. Çocuklarımız ve öğretmenlerimiz adına rica ediyorum.


Gayretinize ve sesinize ihtiyacımız var. Siz de çevrenizdekileri sorumlu olmaya, maske takmaya, yüz yüze eğitimin başlamasında bir gecikme olmaması için virüs riskini azaltmaya davet edin. 18 milyon öğrencinin eğitimi, bizim birlik ve beraberlik içinde virüsle mücadele etmemize bağlı.



Yılın bu zamanlarını okul heyecanıyla geçirirdik. “Hangi sınıf, hangi öğretmen, hangi kitap, hangi çanta, hangi okul çorabı...” gibi kendi sıradanlığıyla güzelleşmiş heyecanlarımız vardı. Bu yıl, bunları biraz öteleyeceğiz ama bu öteleyiş; çocuğun, öğretmenin, velinin heyecandan vazgeçeceğiz anlamına gelmiyor. Herkesin kafasında doğal olarak “Nasıl olacak?” sorusu var: Uzaktan eğitim nasıl olacak? Okullar açıldığında sosyal mesafe, ders programları nasıl olacak? Yani, yüzlerce “Nasıl olacak?” sorusu... Evet, her birinin cevabı var. Fakat şu cümle tüm cevapların üzerinde bir öneme sahip olmalı: Okullar konusundaki kaygılarımızı lüzumlu seviyede tutalım, lütfen. Bu, “tüm dünya”nın yaşadığı geçici bir süreç. Çocuklarımız, öğretmenlerimiz ve ülkemiz için en iyi, en sağlıklı, en güvenli olanı yapmak için uğraşıyoruz ve bu süreçte birbirimize güvenmek, birbirimize inanmak, birbirimizden destek almak en büyük çıkış noktamız olacak. Bu ülkenin 1 milyondan fazla öğretmeni var. Ben de onlardan biriyim. Hepimiz sadece çocuklarımızın eğitimi için buradayız ve ihtiyaç duydukları her an çocuklarımızın yanında olacağız. Buna gerçekten inanırsak askıya aldığımız o “okul heyecanını” bu yıl da layıkıyla yaşar, çocuklarımıza yaşatırız. İşe, maskemizi takıp sosyal mesafemizi koruyarak başlayalım, lütfen.


Bu açıklamaları, uyarıları yapmasına ve o kadar çabalamasına rağmen halkımızın dikkatsizliği günden güne azalması gerekirken daha da artıyor. Uyarılara kulak verip dikkat edelim. Çocukların geleceği ile oynamayalım!


147 görüntüleme
 

©2020, KELEBEĞİMSİ.COM tarafından kurulmuştur.