Modern Siyasal Düşünceyi Klasik Siyasal Düşünceden Ayırt Eden Temel Fark

Klasik dönemde polis önemli bir yer edinmiştir. Devleti oluşturan soylular ve yurttaşlardır. Burada erkekler daha ön safhada yer alır. Kadınlar ve köleler alt kademede yer almaktadır. Erkekler de akıl, beden, ahlak üstünlüğüne göre ayrılırlar. Devletin en üst yapısında yasa yapıcılar yer alır. Yunanca bilgi anlamına gelen “sophia” dan türetilen sofist “bilgin” sözcüğü burada sıklıkla yer almaktadır. Klasik dönemin en önemli kurucularından biri olan Aristoteles’in birçok düşünceleri bu dönemde önemli bir yer almıştır. İnsan “zon politikondur” demiştir. İdeal tasarımlar bu dönemde önemli yer tutarken Aristo somut olanı savunmuştur. Kendi yönetimini deney ve gözlemlere dayandırmıştır. Temel fark: ortak iyinin gözetilip gözetilmediğidir. Aristo’nun yurttaş kavramı modern yurttaş kavramından farklıdır; çünkü ona göre yönetim temsili değil, doğrudan yönetimdir.



Modern dönem Ortaçağın sonları ve Yeniçağın başlarında olmasıyla daha çok bilinmiştir. Modern dönemde daha çok iktidar kavramı öne çıkmıştır. Siyaset özerk bir alan olarak düşünülmüş, ahlaki normlarla değerlendirilmemiştir. Klasik dönemde devlet iktidarın tanrıdan geldiğine inanılırdı. Modern dönemde ise siyasal devlet dinsel, mitolojik ve geleneksel kaynaklara dayanırdı. Modern dönemde siyasal iktidarın kaynağı laikleşmiş ve rasyonel esaslar daha önde tutulmuştur. Modern dönemin en önemli kurucularından olan Machiavelli, ortaçağ ile olan bağları kesen en önemli kişi olarak bilinir. Machiavelli’ye göre insan doğası gereği daima elde etme isteği duyan, çıkarını kollayan dolayısıyla iktidar arzusu tarafından yönlendirilen bir canlıdır. Machiavelli siyasal iktidarı din, ahlak, metafizik gibi politikayı aşan değerlerle açıklamayı reddeder. Dinsel kurallar ile siyaseti birbirinden ayıran Machiavelli, siyasal iktidarı laik temeller üzerine oturtmuştur. Modern devletleri geleneksel devletlerden ayıran önemli özellik; egemenlik ve meşruiyet anlayışıdır. Machiavelli daha çok başarıya giden yolu izlemeleri gerektiğini savunmuştur. Amaç iktidarı ele geçirmek, elde tutabilmek ve yaygınlaştırmayı başarmaktır. Bunu yapmaları için de bütün yolların izlenmesi gerektiğini savunmuştur. Modern dönemdeki iktidar anlayışına göre devletin başındaki kimi zaman aslan kimi zaman kaplan olmayı bilmelidir. Doğruya giden yolları ahlaki yönden reddetmiştir.



Bu iki metinden de çıkaracağımız önemli farklar; klasik dönemde siyaset ahlaki kurallar üzerine kurulmalıyken modern dönemde bunu reddetmişlerdir. Daha çok realist yaklaşılmıştır. Klasik dönemde polis, yurttaşlar, soylular ön safhadayken modern dönemde halkın hepsi ele alınmıştır ve modern dönemde egemenlik ve meşruiyet anlayışı hakimdir. Klasik dönemde her şey ahlaki normlarla yapılması gerekirken modern dönemde iktidarın amacı, gelişmesi, yaygınlaşması için bütün yollara başvurulması gerekir ve ahlaki değerler doğrultusunda hareket edilmemelidir. Modern dönemde arzuların en üstünde iktidar var ve bunun için yapılması gerekenlerin reel olması gerektiğini savunmuşlardır. Modern dönemde bir davranış; iktidarı ele geçirmek, elde tutmak ve yaygınlaştırmak için elinden geleni yapıyorsa bu iyi bir davranıştır. Bu davranışın ahlak kurallarına ve dinsel kurallara uygun olup olmadığı önemsizdir. Çünkü devlet ahlak ve dinden bağımsızdır. Kendine has bir sistemi vardır. Klasik dönemde ise bu şekilde değildir. Davranışın iyi kabul edilmesi için ahlak ve din kurallarına uygun hareket edilmesi gerektiği savunulmuştur.


51 görüntüleme
 

©2020, KELEBEĞİMSİ.COM tarafından kurulmuştur.